- Çocuk ile anne-baba arasinda bir yakinlik dogar.

1.2.1. Dinlemek (Etkin Dinlemek)
Büyümekte olan çocukla saglikli iletisim kurabilmenin ilk sarti dinlemektir. Çocugun
problemini anlayabilmek için dinlemek gerekir. Anne ve babasinin kendisini dinledigini
gören çocuk önce kendisine deger ve önem verildigini, kabul edildigini, buna bagli olarak da
sevildigini düsünür. Ayni zamanda çocuk, duygularini ifade etme olanagi buldugunda
"anlasildim" duygusunu yasar ve rahatlar. Bu durum, çocugun hem benlik saygisinin
artmasina hem de kendisi dinleyen kisiye yakinlik duymasina neden olur. Bu saglikli iletisim
çocugun ailesiyle olan bagini güçlendirerek, iletisimin devamini saglar.
Çocuklar, dinlenmemeleri ve ciddiye alinmamalari konusunda asiri duyarlidirlar.
Dinlenmediklerini hemen fark ederler. Uzun süre dinlenmeyen çocukta saldirganlik, çalma,
kendisine zarar verme gibi olumsuz davranislar görülür. Aslinda çocuk, bu olumsuz
davranislariyla yetiskine: "Lütfen beni dinle ve anlamaya çalis" mesajini iletmektedir. Etkin
dinleme savunmayi azaltan, öz güveni zedelemeyen bir iletisim etkinligidir. Ayni zamanda
duygusal olarak gerilimi azaltir.
Iyi bir dinleyici olmak için; rahat bir sekilde oturularak, çocuk dinlenmelidir. Rahat bir
oturus, çocugu dinlemeyi kolaylastirir. Çocukla konusurken göz temasi kurmak önemlidir.
Bunun için ya çocugun boyunun hizasina gelmek için diz çökmeli ya da çocugu kucaga
almalidir. Göz temasi, çocuga duyulan ilgiyi ve kisiligine duyulan saygiyi gösterir. Göz
temasi, donuk bir sekilde olmamalidir. Konusurken çocugun ayni zamanda ses tonuna, yüz
ifadelerine ve bakislarini kaçirip kaçirmadigina dikkat edip, davranislari ile söylediklerinin
tutarli olup olmadigina bakilir. Örnegin; anne-babasi bosanan bir çocugun "hayir sizin
ayrilisiniza üzülmüyorum" derken gözleri sulaniyorsa çocugun söyledikleri hakkinda
süpheye düseriz. Bu durumda iyi bir dinleyici olmak için, karsimizdaki kisinin yüzünü, elini,
kolunu yani bedenini de duymamiz gerekir. Çocuk kendisine yakin duran, yüzüne bakan
kisiye daha çok güven, yakinlik ve konusma istegi duyar. Çocuk bir sey anlatirken "tamam,
sen anlat ben dinliyorum"diye ve bu arada yemekle ugrasan bir anneye anlatma istegi
duymaz.
Dinleme sirasinda çocugun sözünü kesmeden, çocuk durakladiginda "Himm, evet,
anliyorum." gibi, sözlü belirtiler ya da gülümseme, bas sallama gibi sözsüz belirtiler
yapilmalidir.

Çocugu dinlerken sessiz olunmali, zaman zaman duraklamalarla söze karisilmalidir.
Sessizligin konusan kisiye konustuklari hakkinda düsünme, daha fazla açiklama ve olaya
daha dikkatli bakma imkâni kazandirir. Bu, ayni zamanda çocugu rahatlatir. "Ahmet'in
benim için çok iyi bir arkadas oldugunu düsünmüyorum artik!" diyen bir çocugun sözünü
keserek, "Ben sana bastan söylemistim, Ahmedin iyi bir arkadas olmadigini, artik kendine
baska bir arkadas bulmalisin" demek, o çocuk için gereken sessizligi saglayamaz. Çocuk
düsüncelerini tam olarak söyleyemez, kendisini rahatsiz hisseder.
Tam bir sessizlik de iyi degildir. Çocuk konusurken daha önce bahsedildigi gibi
"Himm, evet, anliyorum" gibi sözler, duraklama ve yüz ifadeleri kullanilmalidir.
Çocugu Dinlemenin Yararlari
- Kelime dagarcigi zenginlesir. Konusma yetenegi gelisir, kendi duygu ve
düsüncelerini daha iyi ifade eder.
- Çocugun içine kapanmasi, aglamasi, saldirgan davranmasi yerine; kendini sözel
anlatarak rahatlamasini saglar. Bu, çocugun toplumsal yasama uyumunu
kolaylastirir.
- Dogru anlasildigini hisseden çocuk, kendini daha huzurlu ve rahat hisseder.
Bunun sonucu olarak da çocugun kendine olan güveni artar.